Hürseda Haber
18-05-2019 - 18:26
 

Eğitim sistemi sil baştan: Yeni model tanıtıldı

17 yıllık AK Parti iktidarında 7 kez Milli Eğitim Bakanı, 16 kez de eğitim sistemi değişikliği gören Türkiye'de yeni sistemin ayrıntıları tanıtıldı.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un cumartesi günü açıkladığı yeni eğitim modeliyle birlikte Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidara geldiği 2002 yılından beri Türkiye’de eğitim sistemi, 16. kere değişmiş oldu.

Yeni modele göre; ders sayısı azalıyor, öğrenciye üniversitelerde olduğu gibi ders seçme hakkı geliyor.

AK Parti iktidarının yedinci Milli Eğitim Bakanı olan Ziya Selçuk, "bu kez oyunun kurallarını mümkün olduğunca değiştirmeyeceği" vaadinde bulunuyor.

Keza on yedi yıllık süre zarfında her yeni eğitim bakanıyla birlikte yeni bir sistem getirilmesi ve eğitim gibi kritik bir alanın adeta bir “yapboza” dönüşmesi, öğrencilerin ve eğitimcilerin eleştirilerine konu olmuştu.

2019-2020 akademik yılında hazırlık sürecinden geçecek olan sistem üç yıllık bir takvim dahilinde uygulanacak. Yeni sistemin ilk üniversite sınavı ise 2024’te yapılacak.

Öğrenim süreçleri içselleştirilecek

Dokuzuncu sınıfta 8, onuncu sınıfta 9 dersin olacağı sistemin amacı, çocukların derslerde derinleşmesi ve öğrenim süreçlerini içselleştirmesi.

Liselere kariyer ofisi de getiren yeni sistem, yaparak ve uygulayarak öğrenme odaklı olacak. Haziran ayında ise proje sunumu, portföy hazırlıkları gibi öğrencinin yaşam becerileri kazanmasına yönelik destek mekanizmaları getiriliyor.

Çocukların hayal kurmasını teşvik edecek olan yeni sistemde, hayatta toplumsal fayda çalışmalarına ağırlık verilecek. Çocuğun ilgi alanlarını ölçebilen bir sistem olması planlanan yeni tasarıyla çocuklar için derslerin kişiselleştirilmesi hedefleniyor.

Becerilere göre eğitim

Bunun için de kariyer rehberliği sistemi getirilerek, çocuğun becerilerinin tespit edilerek kendisinin yatkın olduğu alanlara doğru bir yönelim sağlanacak.

Öğrencilere çağa uygun beceriler kazandırılması, atölyelerin etkin kullanımı ve sayılarının artırılması, derslerde disiplinler-üstü bir yaklaşımın edinilmesi yeni sistemin odağında olacak. Zira, Türkiye, kısa süre önce açıklanan 2019 Küresel Yetenek Rekabet Gücü Endeksi’nde 6 basamak gerileyerek 125 ülke arasında 74. sırada yer aldı. Bu skorda mesleki beceriler ve çıraklığın zayıf olması da belirleyici oldu.

“Zamanın ruhu başka bir şey yapmamızı istiyor; bugün ilkokula başlayan çocuklar 2040'larda işe başlayacaklar; çocukları o günün dünyasına hazırlamak için zamanın ruhuna uymak lazım,” diye açıklıyor Bakan Selçuk ve ekliyor:

“Çocuklar yaşamları boyunca soru çözüyor, ama hayatlarında bir sorunla karşılaşınca afallıyor. Soru çözmek ayrı bir şey, sorun çözmek ayrı.”

Dünyayla rekabet etmek gerek

New York Üniversitesi’nden Prof. Selçuk Şirin’e göre, şu an okullarda olan kuşağı dünyayla rekabet edebilecek şekilde eğitmezsek bu yüzyılı da kaçıracağız.

Euronews Türkçe’ye konuşan Prof. Şirin, “o nedenle dünya ile açılan beceri makasına vurgu yapılarak atılan bu adımları olumlu buluyorum. Özellikle problem çözme ve hayal gücüne vurgu yapılması beni mutlu etti,” diyor.

Ancak, Şirin, bu yeni paketi bekleyen iki büyük risk olduğuna dikkat çekiyor:

“İlk olarak öğretmenler ve yöneticiler bu yeni sisteme hazır mı? Problem çözmek eleştirel düşünce ortamını şart koşar. Ancak özgürce sorgulayanlar hayal kurup, problemlere yaratıcı çözümler geliştirebilir. Bu anlamda aşmamız gereken eğitim-dışı engeller var,” diyor Şirin.

Şirin’e göre ikinci risk ise, bu reformların ömrü ile ilgili; keza uzun soluklu bir şekilde ısrarcı olunmayan hiçbir çaba kalıcı bir sonuç vermez.

Sınavlar amaç değil araç olacak

Eğitim Reformu Girişimi araştırmacısı Özgenur Korlu, sistemin hedeflerinin ortaöğrenimdeki yoğun sınav baskısının ve okullar-arası başarı farklarının önüne geçmek, sınavı amaç değil araç haline getirmek olduğunu kaydediyor.

Beş milyon liseli öğrenciyi kapsayacak olan yeni sistemde öğretmenlerin de meslek-içi eğitimine önem veriliyor.

Reform önerisi hazırlanırken bütün süreç boyunca paydaş katılımının çok önemsendiğine dikkat çeken uzmanlar, sadece öğrencilerin değil velilerin ve öğretmenlerin de aktif şekilde desteklenmesi ve bilgilendirilmesi gerektiğini belirtiyorlar.

Euronews Türkçe’ye konuşan Korlu, “kağıt üzerinde çok güzel, ama önce okullar-arası imkan ve başarı farkları konuşulmalı. Türkiye’de aynı mahalledeki iki devlet lisesinin bile imkanları aynı olmayabiliyor. Okullara özel finansman getirilmeli,” diyor.

Eğitim yatırımlarında bu sene azalma var

Ancak Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2019 yılı bütçesinde eğitim yatırımlarında yaklaşık yüzde 28 oranında azaltıma gidildi.

“Çocukların yetenekleri temelinde kariyer yönlendirmesinde görev alacak kişiler de önemli,” diyor Korlu ve ekliyor:

“Okullardaki psikolojik danışman ve rehberlik (PRD) uzmanlarına çok fazla öğrenci düşüyor. Bir öğretmen 500 civarı öğrenciyle ilgileniyor. Bu uzmanların sayısı artırılmalı, veya başka destekler getirilmeli.” (Euronews)